DAR KIYAFETLER ERKEKLERDE KISIRLIĞA NEDEN OLABİLİYOR

5 Ağustos 2021 0 Yazar: admin

Son zamanların modası dar kıyafetlerin sağlık üzerinde negatif tesirleri olduğu açıklandı. Dar giyim giyen kişilerde kısırlık, genital bölgede enfeksiyon, reflü, sinir sıkışmaları, dolaşım bozukluğu, varis ve selülit şeklinde birçok rahatsızlık görülebileceğine dikkat çekildi.

“ERKEKLERDE KISIRLIĞA YOL AÇABİLİYOR”
Son zamanlarda güzel duyu amaçla vücudu saran dar kıyafetlerin tercih edildiğini ve bunun genel vücut sağlığı ile ilgili olumsuz etkileri bulunduğunu söyleyen Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ümit Özdemir, “erkek üreme sağlığıyla ilgili dar çamaşırların etkileri nedir diye düşünürsek, erkek üreme organları olan yumurtalıkların daha yukarı kaymasına, bu da testislerin ısısının artmasına niçin olmakta. Bunun sonucunda da testislerde olan üreme hücrelerinin kalitesi, hareketi, şekil bozukluğu ve sayıca azalması söz konusu olmakta. Bu da adam kısırlığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde erkek kısırlığının giderek artmasını düşünürsek, dar çamaşır giymeye bağlı olarak da ciddi anlamda üreme hücrelerinin kalitesinin bozulması kısırlıkta ciddi anlamda artışa neden olmaktadır” dedi.

“SELÜLİT OLUŞUMUNA NEDEN OLABİLİYOR”
kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Jule Esen ise, mevzuyla ilgili şunları söyledi: “hanımlarda damarların baskı altında kalmasına bağlı olarak damar duvarının zarar görmesi ve varis gelişimi, genital bölgedeki havalanmanın azalması, buna bağlı olarak da kokulu vajinal enfeksiyonların ortaya çıkması, bir ekip Sistit (idrar kesesi iltihabı) gibi enfeksiyonların ortaya çıkması olasıdır. Gastrit, reflü gibi hastalıklara neden olabiliyor. Bağırsak problemlerine yol açabiliyor. Bağırsaklarda azca çalışmaya, kabızlık problemlerine niçin olabiliyor. Ani baygınlıklar ortaya çıkabiliyor dar pantolon giymekle beraber. Yanlış nefes alma, diyaframdan nefes alamama gibi problemlere niçin olabiliyor. Selülit oluşumuna neden olabiliyor. Yani güzelliklerinin bozulmasına niçin olabiliyor.”

“HAMİLELER İLK ÜÇ AYDAN SONRASINDA GENİŞ KIYAFETLER GİYMELİ”
Gebelerde, dar giyinmenin birtakım zararları bulunduğunu vurgulayan Op.Dr. Jule Esen, “Dar giyinmek gebelikte bebeğin gelişim bozukluklarına bebeğin hareketlerinin kısıtlanmasına, anne talibinin yetersiz oksijen alımına da neden olabiliyor. İlk 3 aya kadar gebelik döneminde eski kıyafetlerin giyilebileceğini fakat 3 aydan sonrasında bebeğin gelişimine de uygun yer hazırlayacak olan geniş kıyafetlerin giyilmesini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“KIYAFETLER CİLDE 1-2 SANTİM UZAK OLMALI”
Kan dolaşımının sağlanması, sinir fonksiyonlarının normal şekilde devam edebilmesi için kıyafetlerin cilde 1-2 santim uzak olması gerektiğini ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Mehmet Portakal, “Çok dar olduğu zaman o bölgede kan dolaşımı da sinirlerin normal çalışması da etkilenebiliyor. Böyle olduğunda diyelim dar bir kıyafet giydiniz, damarda dolaşım zorlandığı için özellikle aşağıdan yukarıya doğru kan dolaşımı zorlandığı için dolaşım bozuklukları, varis daha sık karşılaşmış olduğumuz problemlerdir.

Kemeriniz çok sık olur veya bel basen bölgesinde çok dar bir kıyafet giydiğiniz zaman bu bölgeden geçen özellikle sinir sıkışmalarından sonrasında bacağımızda ağrı, uyuşmayla seyreden bazı sinir sıkışmalarına bağlı problemlerle çok sık karşılaşıyoruz. Bunda özellikle kemerin çok sık olmaması, arka cebimize özellikle çok büyük oranda ağırlık taşıyacak cüzdan benzer biçimde cisimlerin konmamasını öneriyoruz. Bacağınızda ağrı var ise uyuşma var ise, dolaşım bozukluğu varsa özellikle sıkı kemerler yerine pantolonunuzun daha rahat giyilmesi için askı kullanabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Portakal, ortaya çıkan hastalıkların tedavileri hakkında şunları söyledi: “Bacaklarında dolaşım bozukluğu olanların, bacaklarında uyuşma yaşayanların, yürürken kısa mesafelerde dinlenme ihtiyacı hissedenlerin ‘belde bir sinir sıkışması mı var, yoksa dolaşım bozukluğuna sebep olan başka bir vaziyet mu var’ bunlarla ilgili muhakkak bir denetim edilmelerinde yarar var. Bunların tedavisinde, fizik tedavi şekilleri, dolaşımı düzenleyen oksijen, ozon tedavisi benzer biçimde yada ödemi azaltan hacamat, sülük tedavileri, çok değişik fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Çünkü lenfatik drenaj ‘vücudumuzda biriken ödemlerin atılmasını sağlayan hücre ve dokulara gıda taşıyan beyaz kan dolaşımı’ bizim için çok önemli. Yine bölgesel enjeksiyonlar, özellikle nöralterapi, proloterapi, akupunktur tedavisi çok sık başvurduğumuz ve başarılı neticeler almış olduğumuz tedavi yöntemleridir.”