Yedi klinikten kaçtım sonunda ikna oldum

Yedi klinikten kaçtım sonunda ikna oldum

10 Aralık 2014 0 Yazar: admin

İşadamı ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Bilger Duruman nasıl şişmanladığını, obezite ameliyatını ve bu süreçte yaşadıklarını yazdı…

Sevgili Dostlar, Kişiler, iyi bir iş yaptıklarını sandıklarında övünmek, başarılarını dostlarıyla paylaşmak isterlermiş. Benim de ‘Şişmanlıkla savaşım, aşırı kilolardan kurtulmam”, kendime göre övünülecek bir hikayem. 1936 yılında prematüre olarak doğmuş biriyim. 15 yaşıma kadar, hep sıska bir çocuk olarak yaşadım. 16 yaşımda spora başladım. Artık sıska biri değildim. 21 yaşımda dizimden sakatlandım, ameliyat ve tedaviler… Sporu ani olarak bıraktım ve ilk defa kilo problemleriyle tanıştım. 26 yaşında mükemmel bir evlilik, güzel yemekler ve davetler, düzenli ve rahat yaşam, dolu dolu bir iş hayat… Sonuç, her yıl bedenime eklenen fazla kilolar oldu. Artık nefes almam ve hareketlerim zorlaşmış, 100 metre dahi yürüyemez olmuştum. Fazla kilolar sebebiyle, yüksek tansiyon ve ritim bozuklukları, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması ve eklem ağrıları beni fazlasıyla rahatsız eder olmuştu. İnsanlar bana acıyarak bakıyordu. Arkamdan “Şişko” dediklerini duyuyordum. Aynalara küsmüştüm. Yavş yavaş, sosyal hayattan da uzaklaşmaya başlamıştım. Son 20 yılımda, zayıflayabilme çabaları için, doktorlara, diyetisyenlere ve sağlık kamplarına gitmeye başladım. Kütüphanem diyet kitaplarıyla doldu taştı. Çok para sarfetmeme rağmen hiçbirinden tam yarar göremedim. Bazen hızlı kilolar verdim ama verdiğim kiloları her seferinde fazlasıyla geri aldım. Bu arada kendime yüzlerce defa sözler verdim. Zayıflayacaktım. Maalesef sözlerimi tutamadım, zayıflayamadım ve devamlı kilolarım arttı. Artık bir obezdim. Şişmanlık bir hastalıktı ve ben bir hastaydım. 2007 yılı başında Avusturya’da, ameliyatlarını başarıyla ve laparoskopik yapan operator bir doktorla tanıştım. Kendisi bana güven verdi. 71 yaşımda, tam iş bitmiş derken, beni sevenlerin ve dostlarımın da teşvikleriyle, şişmanlıktan ve hastalıktan ölmektense, obezite ameliyatı olmaya karar verdim. 31 Temmuz 2007 tarihinde, 150 kiloluk obez biri olarak, Avusturya Salzburg yakınlarındaki bir özel hastanede, ‘Laparoskopik Gastrik By-Pass’ ameliyatı oldum. 5 gün sonra taburcu oldum. 8 gün sonra işlerimin başındaydım. Ameliyatım çok başarılı geçmişti. Hiçbir komplikasyon olmadı. Bugün, ameliyat olalı üç yıl geçti. Bir yılda 52 kilo verdim, 98 kiloya indim. İlk önceleri kiloları hızla, sonraları yavaş yavaş verdim. Artık ayda 1 kilo verebiyorum. Boyum 177 santim, hedefim 85 kiloya sağlıklı bir şekilde inebilmek. Elbise ölçülerim 3-4 X’ten, Extra Large’a, bel ölçüm 156 santimden, 110 santime, yaka ölçüm 50’den 42 cm’e indi. Yüksek tansiyon ve diyabet ilaçlarımın büyük bir kısmını kullanma ihtiyacım kalmadı. Bütün laboratuar tetkiklerim normal değerlere döndü. Açlık kan şekerim 100-120, tansiyonum 65/125 arasında geziniyor. Hergün en az 1.500 metre yürüyor, 300 metre yüzüyor ve en önemlisi kendimi daha sağlıklı ve dinç hissediyorum. Eski iştahım ve damak tadım da kalmadı. Eskiden yemek için yaşarmışım. Şimdi yaşamak için çok az yiyiyor ve doyuyorum. Evde şişmanlık- diyet lafları kalktı. Hayatım düzene girdi, çalışma kapasitem ise arttı.

1980 yılında, ilk defa diyet yapma ve doktorlara gitme zorunluluğum başladı. 1990 yılında 120 kiloyu, 2000 yılında 135 kiloyu ve 2007 yılında 150 kiloyu gördüm.

Son 10 yılda, dünyada obezite ameliyatlarını gerçekleştiren 7 önemli ve şöhretli kliniği ziyaret ettim. Hastalardaki 30 santimlik ameliyat izlerini gördükten sonra, obezite ameliyatından devamlı kaçtım…

Sağlıklı kilo verdiğim ve bu kiloları geri almadığım için sevinçliyim. Sevincimi sizlerle paylaşmak istedim. Sizlere başta sağlık olmak üzere, her şeyin gönüllerinizce olmasını dilerim.