Prematüre Bebekleri Zorlayan 6 Sağlık Sorunu

Prematüre Bebekleri Zorlayan 6 Sağlık Sorunu

20 Şubat 2017 0 Yazar: admin

Tüm  çabalara rağmen ne  yazık ki hala gebeliklerin % 7-10 ‘u zamanından önce sonlanır. Günümüzde kadın doğum bilimindeki tüm  gelişmelere ve yoğun  takibe rağmen bazen erken doğum kaçınılmaz olmaktadır. Neonatoloji bilim dalındaki gelişmeler  ve  Yenidoğan  Yoğum Bakım teknolojilerindeki gelişmelere  paralel olarak, artık çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin birçoğu yaşatılmaktadır. Türkiye’de de doğum ağırlığı  750-1000 gram olan bebeklerde yaşam ihtimali % 50-80 civarındadır.

Erken doğan bebeklerin neredeyse  tüm  organları ve  bağışıklık  sistemi  de  yeterince gelişmeden  doğar.  Gerek  bu  nedenle,  gerek yoğun  bakımda  uygulanan bazı  tedaviler  sonucu  prematüre  bebeklerin,  gerek  erken  dönemde, gerek  yaşam  boyu  bazı sağlık  sorunları  olabilir ve  bu  nedenle  özel  takibe  ihtiyaç  duyabilirler. 

1. Kronik Akciğer Hastalığı (BPD=Bronko Pulmoner Displazi)

Erken doğan bebeklerin birçoğu ilk günler ve  haftalarda de  suni solunum cihazı desteğiyle hayatlarını sürdürürler, uzun süre yüksek seviyede oksijen tedavisi almaları gerekebilir. Bu tedaviler sırasında cihazın  basıncına  ve yüksek doz oksijenin toksik etkilerine bağlı olarak  henüz tam olarak gelişmemiş akciğer dokusu ve hava yollarında bazı  hasarlar  gelişebilir. Erken doğan  bir  bebeğe  “kronik akciğer hastalığı “ tanısı koyabilmek için bebeğin 28 günlükken hala oksijen tedavisine ihtiyaç duyması gerekir. Gelişmiş  ülkelerde çok  düşük  doğum  ağırlıklı bebekler arasında BPD sıklığı % 23 civarındadır ve gebelik haftası ve doğum kilosu ne  kadar düşükse bu oran o kadar yükselir.

BPD’li olan bebekler taburcu olduktan sonra sıklıkla tekrar hastaneye yatmak zorunda  kalırlar. Bu bebeklerin evinde pasif sigara dumanından ve enfeksiyonlardan  mutlaka korunmaları gerekir. Bu bebekler 6 ayına  geldikten sonra grip aşısı önerilir. Özellikle RSV(Respiratory Sintitial Virus) ye bağlı bronşiolit enfeksiyonundan korunmak  için bu bebeklere Kasım–Nisan ayları arasında 6  ay boyunca, ayda 1 kez RSV antikorları içeren palivizumab (Synagis) isimli ilacın yapılması RSV’ye bağlı hastaneye yatışları belirgin  oranda  azaltır. Ayrıca zaman içinde Akciğer dokusunun kendini tamir etmesiyle, kronik akciğer hastalığı süt çocukluğu döneminde geriler, hastaların büyük çoğunluğunda akciğer fonksiyonlarında düzelme olur.