İdrar kaçırmanın yaşı yok

İdrar kaçırmanın yaşı yok

10 Aralık 2014 0 Yazar: admin

İdrar kaçırma, kadınları oldukça rahatsız eden aynı zamanda sosyal hayatlarını da etkileyen önemli bir rahatsızlık. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu kadınlarda sık rastlanan bu rahatsızlığı ve tedavi sürecini anlattı.

Boşaltım sistemimiz böbrekler, üst idrar yolları, idrar kesesi (mesane) ve alt idrar yollarından (üretra) oluşur. Böbreklerden süzülen atık sıvı, üst idrar yollarından geçerek mesanede birikir. Mesane dolduğunda, kas lifleri gerilir ve kişide idrara çıkma hissi uyandırır. Mesaneden atılan idrar üretradan geçerek vücut dışına atılır. Boşaltım sistemi kabataslak bu şekilde çalışır.

İdrar Kaçırma Hangi Durumlarda Görülür?

İdrar tutama rahatsılığı olan kadınlarda ise durum biraz farklıdır. Çeşitli nedenlerle zayıflayan mesane kasları, idrarın sızmasına engel olamamakta; bu da kişinin idrar kaçırmasına sebebiyet vermektedir. Özellikle normal doğumlardan sonra, bazen de sadece doku özelliklerinden dolayı idrar kaçırma şikayetleri olabilir. Öksürme, hapşırma, ıkınma gibi karın içi basıncını yükselten durumlarda idrar kaçırma söz konusu olabilir.

İdrar Kaçırma Kimlerde Görülür ve Tedavisi Nasıldır?

İdrar inkontinansı (idrar tutamama) temel olarak dokunun özelliğine bağlıdır. Eğer doku gevşek bir doku ise ne yaparsanız yapın, gebe kalmasanız dahi bu sarkma olacaktır. Anatomik yapı değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalık olduğu için, çok nadir durumlar haricinde ilaçla tedavi edilmez. Mutlaka cerrahi bir müdahale gerekmektedir. Şikayet dönemi daha çok 40’lı yaşlardır, bu yüzden şikayet başladığı zaman hemen doktora başvurulmalıdır. Hastalar, bazen şikayet başladıktan birkaç yıl sonra doktora başvurabiliyor ama tedavi olduktan sonra bu sıkıntıları boşa çektiklerini anlıyorlar.

Diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi idrar inkontinansı da erken teşhisle daha kolay tedavi edilebilir. Bu noktada idrar kaçırmaya başladığını fark eden kadınlar, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdır. Yapılan birtakım tetkiklerle sorunun büyüklüğü hekim tarafından tespit edilir ve kısa süreli ayakta tedavilerle bu sorun uzun bir süre için ortadan kaldırılabilir. Doku bozukluğundan dolayı 7-8 yıl sonra aynı şikayet olursa, yine basit bir tedavi ile durum düzeltilebilir.