Eyvah kış geliyor çocuğum hasta olmasın

Eyvah kış geliyor çocuğum hasta olmasın

10 Aralık 2014 0 Yazar: admin

Bu dönemlerinde çocukları rahatlatacak önlemler almak ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak için hastalıkları tanımak önem taşıyor.

Ekim ayının gelmesiyle birlikte çocuk hastalıkları bölümlerinde bekleme odaları ateşi yükselmiş, burnu akan, boğazı ağrıyan çocuklarla dolmaya başlıyor ve bu yoğunluk yaklaşık nisan ayı ortalarına kadar devam ediyor. Hastalıkları iyi tanınmak, antibiyotik kullanımında doğruları bilmek, ateş ölçme ve düşürme tekniklerini öğrenmek, bu dönemin daha rahat geçmesini sağlıyor. Acıbadem Sağlık Grubu’ndan Dr. Sevil Elçin Kızılok, Dr. Hüseyin Tatar ve Dr. Halil Arslankaya kış aylarında sık görülen çocuk hastalıklarıyla ilgili ebeveynlere yardımcı olacak bilgiler verdi.

ÜST SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI HANGİLERİ?

➤ Soğuk algınlığı ve grip: Hafif öksürük, burun akıntısı ve vücutta kırgınlıkla belirti veriyor. Grip, yüzde 99 oranında bir virüse bağlı olarak ortaya çıkıyor ve belirtiler virüsün tipine göre değişiyor. Bazı durumlarda tablo biraz daha ağır seyredebiliyor ve çocuk kendini daha hasta hissediyor.
➤ Bronşiolit: Enfeksiyonun uç hava yollarını tuttuğu bu hastalık daha çok 6 ay-2 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor. Solunum sıklaşıyor ve hırıltılı oluyor, öksürük artıyor, burun tıkanıyor. Ateş ise çocuğun virüse karşı direncine bağlı olarak görülmeyebiliyor. Kış aylarında özellikle RSV virüsünün yol açtığı bu enfeksiyon 4-5 gün içinde iyileşiyor. Ancak küçük çocuklar, bağışıklık sistemlerinin zayıf olması nedeniyle bu tür durumlarda bakteriyel enfeksiyonlara da açık hale geliyor. Bu nedenle hasta çocukların iyi takip edilmesi gerekiyor.
➤ Bronşit: Daha büyük çocuklarda yoğun balgam, hırıltılı, sık solunum ve öksürük nöbetleriyle kendini belli ediyor. Tanı, çocuğun klinik tablosuna ve röntgen görüntülerine göre konuluyor.
➤ Pnömoni (Zatürree): Akciğer dokusunun iltihaplanmasıyla ortaya çıkan pnömoni, daha çok kalp hastalığı ya da önceden geçirilmiş akciğer hastalığı olan çocuklar ve erken doğanlarda görülüyor. Bakteriyel bir hastalık olan pnömonide çocukta ciddi bir solunum sıkıntısı ve hasta görüntüsü oluyor. Bakterilerin neden olduğu hastalığın tedavisi için antibiyotik kullanımı gerekiyor.
➤ Orta kulak iltihabı: Üst solunum yolu hastalıklarıyla birlikte burundaki tıkanıklık kulağı da etkiliyor ve çoğunlukla orta kulakta enfeksiyon oluşuyor. Enfeksiyon, ağrı ve ateşe neden oluyor.
➤ Akut faranjit-Tonsilit (Bademcik): Damlacık yoluyla bulaşan akut faranjit; öksürük, burun akıntısı, ateş ve halsizlikle başlıyor. Şikayetler giderek artıyor ve çocuğun genel durumu bozuluyor. Zamanında ve doğru tedavi edilmezse bademciğe bağlı orta kulak iltihabı; streptekoklara (bulaşıcı ve daha çok bademcikte bulunan mikrop türü) bağlı bir enfeksiyon ise kalp romatizmasına yol açabiliyor. Tedavinin mutlaka hekim kontrolünde ve uygun antibiyotikle yapılması gerekiyor.➤ Antibiyotik ne zaman kullanılmalı?
Dr. Sevil Elçin Kızılok: Çocukların geçirdiği hastalıkların yüzde 99’unun viral yani virüs kaynaklı olduğu biliniyor. Vücut bu virüslerle kendi başına mücadele ediyor ve sonuçta bunlara karşı direnç kazanıyor. Farklı bir mikrop türü olan bakterilerin neden olduğu hastalıklarda da, vücut yine kendi savunma mekanizmalarını devreye sokuyor ancak bakteriler daha ağır enfeksiyonlara neden olabildiği için antibiyotik kullanmak gerekiyor. Tüm dünyada, özellikle de çocuk hastalarda yaygın şekilde gereksiz yere antibiyotik kullanılıyor. Bunun sonucunda da birçok dirençli mikroorganizma ortaya çıkıyor. Viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanılsa da kullanılmasa da ateş üçüncü ya da dördüncü gün düşüyor. Yani aslında antibiyotiğin bir etkisi olmuyor. Ancak antibiyotik kullanımında ısrarcı olan aileler hem çocuğun virüslere karşı dirençli olmasını engellemiş oluyor hem de başlanan antibiyotiği ateş düştükten sonra yarım bırakarak mikropların da direnç kazanmasına neden oluyor.

➤ NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?

Virüslere bağlı olarak ortaya çıkan üst solunum yolu hastalıklarında antibiyotik kullanmak gerekmiyor. Tedavide ağrı kesici ve ateş düşürücülerden, balgam söktürücü ve gıcık giderici şuruplardan yararlanılıyor. Ayrıca çocuğun taze meyve suları ve bitki çayları gibi seçeneklerle bol sıvı tüketmesi, ılık banyolarla rahatlatılması gerekiyor. Bu dönemde iştahı olmayan çocuğun yemeye zorlanmaması tavsiye ediliyor. Mümkün oldukça bulunulan ortamın havalandırılması, serin tutulması ve çocuğun açık havaya çıkartılması da iyileşme sürecini hızlandırıyor. Viral enfeksiyonlar 3-5 gün içinde iyileşmeye başlıyor. İyileşme görülmezse mutlaka bir hekime başvurmak gerekiyor.

➤ Çocuklar kış hastalıklarından nasıl korunabilir?

Dr. Halil Arslankaya: Çocukları kendi başlarına giyinip soyunabilecekleri şekilde giydirmek ve çok kalın giysiler tercih etmekten kaçınmak gerekiyor. Ayrıca çocukların açık havada oyun oynaması dirençlerini artırıyor. Etkili biçimde el yıkamak da hastalıklardan korunmada önemli rol oynuyor. Bu nedenle çocukların kişisel bakım konusunda eğitilmesi gerekiyor. Sağlıklı beslenmeye özen göstermek ve banyo sonrası hemen dışarı çıkmamak da çocukları hastalıklardan koruyor.

DÖKÜNTÜLÜ HASTALIKLAR HANGİLERİ?

Döküntülü hastalıklar arasında suçiçeği, kızamık, kızamıkçık, beşinci hastalık ve altıncı hastalık daha sık görülüyor. Son yıllarda ülkemizde artan aşılama oranları ile suçiçeği, kızamık ve kızamıkçık eskiye oranla çok daha hafif seyrediyor.
Suçiçeği: Kaşıntılı döküntüler, ilerleyen günlerde sivilce benzeri yapılara dönüşüyor. Halsizlik ve hafif ateş görülüyor.
Kızamık: Birkaç gün ateş, burun akıntısı ve öksürüğün ardından yanak içlerinde beyaz lekeler, yüz bölgesinde hafif kırmızılıklar görülüyor ve sonrasında lekeler vücuda yayılıyor.
Kızamıkçık: Lenf bezlerinde şişkinlik, yüz bölgesinde küçük pembe lekeler görülüyor. Bazı çocuklarda ise bu belirtilere yüksek ateş eşlik ediyor. Beşinci hastalık: Yüzde ve boyunda döküntüler

➤ Çocukların çok öksürmesi astımı işaret edebilir mi?

Dr. Hüseyin Tatar: Okul çağına kadar ailelerinin koruması altında, hijyenik bir ortamda büyütülen çocuklar okula adım attıkları andan itibaren viral enfeksiyonlara çok daha sık yakalanıyorlar. Özellikle RSV virüsünün neden olduğu hastalık astımla karıştırılabilecek belirtilere neden oluyor. Ancak astım tanısı, yalnızca muayene sırasında çocuğun sırtı dinlenerek konulamıyor. Çocuğun semptomlarının düzenli olarak takip edilmesi ve bazı testlerin uygulanması gerekiyor. Okula başlayan çocukta astımdan şüphelenen aileler, birden fazla doktora giderek sonuç almaya çalışırken takip her seferinden sıfırdan başlıyor. Bu nedenle çocuğun aynı hekim tarafından kontrol edilmesi önem taşıyor. Anne babaların, çocukların 7-8 yaşına kadar mikrop alıp hastalık geçirerek bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirdiklerini kabul etmesi gerekiyor. Çocukluk döneminde viral enfeksiyonların tetiklediği astım vakaları ise nadiren görülüyor.

Yaprak Çetinkaya
Formsante